Performans Ödevi | Ücretsiz, üyeliksiz

07 Kasım 2009

Tarih Çağları:

Kategori: PERFORMANS ÖDEVİ — admin @ 14:04

TARİH ÖNCESİ ÇAĞLAR:

Tarihçiler yazının keşfi ile başlayan devirlere Tarihi Çağlar, yazının bilinmediği devirlere de Tarih

Öncesi Çağlar adını vermektedirler. İlk yazı Mezopotamya‘da ve Mısır‘da yaklaşık olarak aynı

sıralarda, M.Ö. 3. binin başlarında kullanılmaya başlanmıştır. Böylece Tarih Öncesi Devirler

büyük uygarlık merkezlerinde M.Ö. 3000 tarihinden eski olan çağlardır.

TAŞ DEVRİ:

a. Kabataş Devri (Paleolitik Çağ): insanların doğaya tamamen bağlı olduğu bir dönem olup insanlık tarihinde en uzun devreyi kapsar.

b. Yontma Taş Devri(Mezolitik Çağ): insanlar avcılık ve toplayıcılıkla geçinirler. Bunun sonucunda göçebelik egemendir. Havaların soğuması ile mağaralara sığınırlar. Mağara resimleri insanlığın ilk sanat eserleri arasında sayılır. Kadın-erkek arasındaki işbölümü sosyal örgütlenme olan Klan’ın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ayrıca ateş de bu dönemde bulunmuştur.

c. Cilalı Taş (Yeni Taş) Devri Neolitik Çağ):

insanoğlunun toprağı işleyerek tarıma açması büyük bir devrimdir. Böylece günümüz yaşantısının da temelleri atılır. Tarımsal faaliyet göçebelikten yerleşikliğe geçişe yol açar. Ayrıca hayvanlar da evcilleştirilir. ilk köyler kurulur. Çanak çömlek yani seramik sanatı da başlar.

Ok ve yay da bu dönemde bulunmuştur.

KALKOLİTİK ÇAĞ(BAKIR TAŞ ÇAĞI):

Dönem: MÖ 5000-3000 Diğer adları: Maden Taş Çağı, Kalkolitik Çağ Adını taşın yanısıra bakır kullanımından da alan Kalkolitik Çağ, kültür tarihinde ilk ön kent kültürlerinin başladığı dönem olarak bilinir. Yeni veriler, madenin ilk işlenmesinin Neolitik Çağ‘ın Çanak Çömleksiz evresinde başladığını ortaya koymuşsa da, kullanımının çeşitlenmesi ve yaygınlaşması bu dönemde gerçekleşmiştir. MÖ yaklaşık 5.000-3.000 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik Çağ, İlk, Orta ve Son olmak üzere üç aşamada incelenir. Gelişkin tarım ve hayvancılık, insanın sosyal yapısındaki değişimleri giderek çabuklaştırmıştır. Yöneticiler, din adamları, çeşitli zanaatçılar gibi farklı grupların yanısıra anıtsal mimari, savunma ve sulama sistemleri, uzak mesafe ticareti ile lüks/prestij maddelerinin ticareti gelişmiştir. Bu gelişim sonucu, Anadolu’da, söz konusu çağ yerleşme yerlerinin sayısının 852′ye ulaştığı görülür. Önemli merkezler arasında, batıdan doğuya, Bakla Tepe (İzmir), Liman Tepe (İzmir), Hacılar (Burdur), Beycesultan (Denizli), İkiztepe (Samsun), Alişar (Yozgat), Domuztepe (Adana), Yumuktepe (İçel) Arslantepe (Malatya), Değirmentepe (Malatya), Girikihaciyan (Diyarbakır) sayılabilir.

Erken Kalkolitik

Geç Neolitik dönemde yaşanan yangınlardan sonra ileri üretici dönem denen Kalkolitik dönem başlamıştır. Bu dönemin en önemli özelliği taş aletlerin yanısıra bakırın da kullanılmaya başlamasıdır. İkinci belirgin özellik ise özgün bezemeli kaplardır. Kalkolitik Çağın ilk evresi olan Erken Kalkolitik’te nüfus artışıyla birlikte yerleşim yerlerinde de bir artış görülmektedir. Önemli yerleşim yerleri arasında Hacılar, Kuruçay, Can Hasan, Köşkhöyük, Yümüktepe, Tülintepe, Norşuntepe, Korucutepe, Samsat ve Tilkitepe sayılabilir.

Geç Kalkolitik

İkinci evreyi oluşturan geç kalkolitik dönem kabaca M.Ö. 4. bine tarihlenir. Anadolu bu dönemde büyük olasılıkla Boğazlar üzerinden gelen göçlere sahne olmuştur. Buna bağlı olarak nüfus artmış ve yeni yerleşim yerleri ortaya çıkmıştır. Artık Anadolunun bütününde homojen bir kültürden söz etmek söz konusu değildir. Göçlerle gelen etkiler sonucu eski ince kap formlarının yanında onlardan tümüyle farklı, siyah zemin üzerine beyaz boya ile yapılmış çizgilerle bezenmiş yeni kap çeşitleri ortaya çıkmıştır. Daha önceki gerçekçi Anatanrıça figürinlerinin aksine son derece soyut, fakat yine Anatanrıçayı ifade eden, mermerden yapılma idoller yaygınlaşmıştır. Küçük kutsal alanlardan başka ortak tapınaklar bulunmamaktadır. Genel olarak sadece bebekler ev içlerine gömülmüştür. Yetişkinler ise yerleşim dışına gömülmektedir. Halk tarım ve hayvancılıkla yaşamını sürdürmekte, zaman zaman avcılık ve balıkçılıkta yapmaktadır. Maden kullanımıyla ilgili olarak ticaret oldukça yaygınlaşmıştır.

TUNÇ ÇAĞI:

Period: (M.Ö. 3000-1200) Kalay ve bakırın karışımından oluşan tunç Anadolu’da Kalkolitik sonunda görülür. Ancak tunç madeninin alet ve kap yapılmasında kullanılması 3. binin başlarına rastlar. Mezopotamya‘da ve Mısır’da tunçtan eserlerin yapılmaya başlandığı sıralarda (M.Ö. 4. bin sonu) yazı keşfedilmiş bulunduğundan bu ülkeler için Tunç Çağı deyimi yerine yazılı belgelerden elde edilen kronoloji ve sınıflandırmalar kullanılır. Buna karşılık yazıyı henüz kullanmayan Anadolu, Hellas (Yunanistan), Balkanlar ve Avrupa gibi bölgeler için Tunç Çağı deyimi geçerlidir. Tunç Çağı Anadolu’da 3000, Girit’te, Ege’de ve Hellas’ta 2500-2000, Avrupa’da ise 2000 yıllarında başlar. Anadolu’da Tunç Çağı üç evre gösterir: Tunç Çagı üç bölümü ayrılır:

· Erken Tunç Çağı (3000-2000)

· Orta Tunç Çağı (2000-1750)

· Genç Tunç Çağı (1750-1200)

DEMİR ÇAĞI:

Demir Çağı, tarihten önceki protohistorique devirlerin son zamanlarına verilen ad. Kuzey ve Batı Avrupa‘da bu çağ, Milâttan önce birinci bin yılında tesadüf eder. Bu devirde demir sanayi yüksel bir dereceye ulaşmıştır. Bu devrin başlangıcı Kelt medeniyetinin geliştiği ve yayıldığı zamanlara rastlar ve Romalıların istilâsına kadar sürer.

Demir Çağı pek çok bölgede değişik tarihlerde başlamış ve bitmiş olsa da Anadolu’da genel olarak, MÖ 13. yüzyılda başladığı, MÖ 4. yüzyılda bittiği kabul edilen ve demirin ergitilerek kullanılmasıyla karakterize olan bir dönemdir.

Bu dönemde bulunan demirin bulunup işlenmesi, sanayinin gelişmesine neden olmuştur. Bakır ve tunçun yerini demirden silah ve eşyalar almıştır. Ticaret hızlanmış, toplumların birbirleriyle ilişkileri sağlanmıştır. Demir Çağı’na ait Anadolu uygarlıklarından bazıları, Geç Hitit Kent Devletleri, Urartular, Frigler, Lidyalılar ve Likyalılar‘dır.

KAYNAK: www.vikipedi.org

www.turkcebilgi.com

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

WordPress'in desteğiyle.