Performans Ödevi | Ücretsiz, üyeliksiz

09 Ekim 2009

Duygu Nedir?

Kategori: PERFORMANS ÖDEVİ — admin @ 15:52

Duygu

Duygu insanın mutlu kederli öfkeli coş­kulu ya da korku içinde

olmasını anlatan bir sözcüktür.

Herhangi bir duygu bir düşünce­den kaynaklanır. Örneğin sınav

öncesinde aklınızdan ne gibi düşünceler geçer? Eğer iyi hazırlanmışsanız

sınav kazanmaya kesin göz­le baktığınız heyecanlı bir

yarıştır. Ama yete­rince

çalışmadıysanız sınavı kendinize yönelik bir tehlike ya da tehdit gibi düşünürsünüz.

İlk durumdaki düşünce biçimi heyecan güven ve umut gibi duygulara yol açar.

İkinci durum ise sıkıntı kaygı ya da korku gibi duygular uyandırır.

İkinci önemli nokta ise duyguların vücutta ne gibi değişikliklere yol açtığıdır.

Bu içsel değişiklikler duyguların yoğunluğuna göre çeşitlilik gösterir. Örneğin

kaygı mide bu­lantısına ve mide kramplarına; üzüntü boğazı­miza bir yumru

tıkanmış gibi olmasına; öfke ise yüzümüzün kızarmasına neden olabilir. Kalp

atışlarının hızlanması gözlerin faltaşı gibi açılması tüylerin diken diken olması

solunumun artması ya da ter basması heye­can korku ve şaşkınlık durumlarında

oluşan içsel değişimlerin dışa vurmasıdır. Ayrıca vücutta bunlar kadar belirgin

olmayan deği­şimler de yer alır.

Duygulara ilişkin üçüncü önemli nokta vücuttaki gözle görülür değişimlerdir.

Bunlar kol bacak ya da beden kaslarının gerilmesi biçiminde ortaya çıkar.

Örneğin insanların öfkelenince yumruklarının kendiliğinden sı­kıldığı gözlenir.

Ama dışa vuran en büyük değişiklik yüzde kendini gösterir. Karşımızda­ki bir

kimsenin yüzünü inceleyecek olursak bir duygunun etkisi altında olup olmadığını

hatta hangi duyguyu yaşadığını tahmin edebi­liriz. Öyle insanlar vardır ki duyguları

yüzle­rinden okunur. Sevinç üzüntü şaşkınlık nefret korku ve öfke gibi en azından

altı duygu yüzün aldığı biçimler yardımıyla bili­nebilir. Örneğin dudakların iki

ucunun aşağı sarkması üzüntünün kaşların çatılması öfke­nin gözlerin içi

parlayarak gülümseme mutlu­luğun göstergesidir.

Bir bebeğin yüzüne yansıyan acı sevinç ya da öfke bazı duyguların çok erken

yaşta belirdiğini gösterir. Çocuklar büyürken çevre­lerindeki dünyaya ilişkin yeni

şeyler öğrenir; başlarından geçen değişik olaylar buldukları yeni ilgi alanları

yaşadıkları kaygılar ve sevinçler duygularının çeşitlenmesine yol açar. Sözgelimi

çok küçük çocuklar bazı şeyleri yapmanın “yanlış” sayıldığını bilmez­ler. Doğru

ve yanlış olanı öğreninceye kadar utanç ve suçluluk duygularını yaşamayacaklardır.

Çocuklar büyüdükçe duygularını be­lirtme biçimleri de değişir. Mamasının tadın­dan

hoşlanmayan bir bebek bunu yüzünü buruşturarak bağırarak ya da lokmasını

tü-kürerek belli eder. Ama biraz daha büyüdü­ğünde hoşnutsuzluk duygusunu

değişik biçimlerde dışa vurur. Yetişkin biri ise bir arkadaşının pişirip sunduğu

bir yemeği beğen­memiş olsa da duygularını denetlemeyi öğ­rendiği ve karşısındakini

incitmek istemediği için beğenmiş gibi davranabilir.

Çocuk duygularını ne zaman ve nasıl belirteceğini anne baba ve öğretmenlerin­den

aldığı eğitimle öğrenir. Kişinin tepkilerini denetleyebilme yetisi yetişkinliğin bir

ölçüsü sayılır. Bazı durumlarda hoşnutsuzluğumuzu hiç denetlemeye gerek

duymadan dile getir­mek karşımızdakini incitebilir; örneğin biri size hoşlanmadığınız

bir armağan verdiğinde düş kırıklığınızı göstermeniz onu üzebilir. Ne var ki her

duyguyu gizlemek doğru değildir. Sevdiğimiz kişilere içtenlikli davranmak ve

sevgimizi belli etmek kırıldığımız ya da öfke­lendiğimiz zaman açık sözlülükle

bunu dile getirmek ve karşı tarafın nedenlerini açıkla­ması için fırsat yaratmak

ilişkilerin sağlıklı yürümesi için son derece önemlidir.

KAYNAKLAR:TEMEL BRİTANİCA

www.delinetciler.net


Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

WordPress'in desteğiyle.