Performans Ödevi | Ücretsiz, üyeliksiz

07 Ekim 2009

Uyuşturucu

Kategori: TENEFÜS — admin @ 15:17

Bülent Korucu b.korucu@aksiyon.com.tr

Alev bacayı sarmadan!

(AKSİYON DERGİSİ Sayı: 774 / Tarih : 05-10-2009)


Türkiye, yaşanan son sel felaketlerinin ardından ‘geliyorum’ diyen

başka bir tehlikenin eşiğinde:

Uyuşturucu…

Millet olarak kötü hasletlerimizden biri yumurta kapıya dayanmadan harekete geçmemek.

Muhtemel risk ve tehditleri felakete dönüşmeden ciddiye almıyoruz. Yakın zamanda

yaşadığımız sel buna en iyi örneklerden. Hepimiz, yatağını mesken tuttuğumuz, akışına

müdahale ettiğimiz derelerin bir gün başımıza iş açacağını biliyorduk. Ancak bilgiyi çare

ve tedbire dönüştüremediğimiz için yine hazırlıksız yakalandık. Türkiye ‘geliyorum’

diyen başka bir felaketin eşiğinde: Uyuşturucu… Gazete manşetlerini üç beş gün işgal

eden genç ölüler bile yeterince ikaz edici olamıyor. Yeni bir drama kadar uykumuza

kaldığımız yerden devam ediyoruz. Vurdumduymazlığımızın sebebi kendimizi ve

çocuklarımızı tehdit altında görmeyişimiz. Hâlbuki veriler çemberin gittikçe daraldığını

gösteriyor. Uyuşturucuya giden yolun kaldırım taşları olan sigara normal kabul ediliyor;

içki görmezden geliniyor. Uyuşturucu ise evlerden uzak bir gulyabani zannediliyor. Siz,

son kurbanın ailesinin ağıtlarına eşlik ederken, çocuğunuz arkadaşının uzattığı maddeyi

‘bir seferliğine’ deniyor olabilir. Uzmanlar bağımlıların çoğunlukla ‘meraklı denemecilerden’

oluştuğuna dikkat çekiyor.

Kapak dosyamızda uzak sandığımız yakın tehlikeye dikkat çekmek istiyoruz. Madde

bağımlılığıyla ilgili istatistikler tabiatıyla çok sağlıklı değil. Çoğunlukla felaketin eşiğine

gelmiş olanlar ve eşiği çoktan geçmişler kayıtlara giriyor. Henüz yolun başındakileri

ölçümlemek neredeyse imkânsız. Ancak mevcut veriler bile tehlikenin kartopu gibi

büyüyerek üzerimize geldiğini gösteriyor. Resmî raporlara göre 2007 yılında 51 kişi

madde kullanımına bağlı sebeplerden ölürken, bu rakam 2008’de 147’ye yükselmiş.

2009’da madde bağımlılığına bağlı ölümlerin sayısı yılın son üç ayı hariç 160.

Rakamlara yansıyan artış hızının kullanıma başlama ve bağımlılık kertesine ulaşma

konusunda da yaşandığını kabul etmek aslında iyimser bir tahmin. Uyuşturucuya

bağlı suçlardan dolayı cezaevlerinde bulunanların sayısı da fikir verici bilgilerden.

Son 9 yıl içinde yaklaşık dört katlık artış söz konusu. 2007 ile 2008 arasındaki

fark yüzde 50 civarında: 10.533’ten 15.447’ye yükselmiş. Sadece rakamların

büyümesi değil, artış hızı da ürkütücü boyutlarda.

Kendimizle ilgili ihmalkârlıklarımız, çocuklarımız mevzubahis olduğunda yerini

sorumluluğa bırakıyor. Yeter ki tehlikeyi fark edebilelim. Sorumluluk duygusunun,

çocukları canından bezdiren gereksiz paniğe dönüşmemesi de uzmanların önemli

ikazlarından. Kaş yapayım derken göz de çıkarmamalıyız.

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

WordPress'in desteğiyle.